
Halk arasında yüksek tansiyon olarak bilinen hipertansiyon, kanın damar duvarlarına yaptığı basıncın yüksek seyretmesidir. Kalp her attığında kanı damarlara pompalar; bu basınç normalin üzerine çıktığında ve öyle kaldığında, zamanla damarlar, kalp, göz, böbrekler ve beyin sessizce zarar görür. Hipertansiyonun en sinsi yanı, çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerlemesidir. Bu yüzden dünya genelinde “sessiz katil” olarak anılır.
Tansiyon iki değerle ifade edilir: büyük tansiyon (sistolik) ve küçük tansiyon (diyastolik). Genel kabul gören sınır 13.5/8.5 mmHg’dir; bu değerlerin üzerinde ve kalıcı bir yükseklik hipertansiyon olarak değerlendirilir. Ancak tek bir ölçüme değil, farklı zamanlarda alınan tekrarlı ölçümlere bakmak gerekir.
Vakaların büyük kısmında tek bir neden yoktur; kalıtım ile yaşam tarzının birleşimi tabloyu oluşturur. Başlıca etkenler şunlardır:
Hipertansiyon genellikle sessizdir, ancak ilerlediğinde baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, burun kanaması, nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Kontrol altına alınmadığında sonuçları ağırdır: kalbin kalınlaşıp yorulmasına bağlı kalp yetmezliği, damar tıkanıklığına bağlı kalp krizi, beyin damarlarının etkilenmesiyle felç ve böbrek fonksiyonlarının bozulması. Gözdeki ince damarların zarar görmesi görme kaybına kadar gidebilir. İşte bu nedenle erken teşhis, hipertansiyon yönetiminin en kritik adımıdır.

Hipertansiyonun kontrolü, düzenli ve doğru ölçümle başlar. Tansiyonun günün farklı saatlerinde, dinlenmiş hâlde ve doğru teknikle ölçülmesi önemlidir. Evde tutulan tansiyon günlüğü, hekimin tedaviyi kişiye göre planlamasını kolaylaştırır. Şüpheli durumlarda 24 saatlik tansiyon Holteri ile gün boyu değişim izlenir. Özel Çekirge Kalp ve Aritmi Hastanesi’nde tansiyon takibi, gerekli kan ve idrar tetkikleri ve kalp değerlendirmesiyle birlikte bütüncül olarak ele alınır.
İyi haber şu ki, hipertansiyonun büyük bölümü yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebilir ya da kontrol altına alınabilir:
Akdeniz tipi beslenme, hipertansiyon yönetiminde en çok önerilen modeldir. Zeytinyağı, taze sebze-meyve, tam tahıllar ve balık ağırlıklı bu beslenme biçimi damar sağlığını korur. Düzenli fiziksel aktivite ise damarların esnekliğini artırarak basıncı doğal yollarla düşürür. Masa başında çalışanların saat başı kısa hareket molaları vermesi, asansör yerine merdiveni tercih etmesi bile uzun vadede fark yaratır.
Hipertansiyon kontrol edilebilir bir hastalıktır. Yaşam tarzı değişiklikleri yeterli olmadığında hekimin önerdiği ilaç tedavisi devreye girer. Burada en önemli nokta, ilaçların düzenli, belirtilen doz ve saatte kullanılması ve hasta tarafından kendi kararıyla kesilmemesidir. Tansiyon değerleri normal seyretse bile kontroller aksatılmamalıdır. Bursa ve çevresinde yaşayan hipertansiyon hastalarımız, düzenli kardiyoloji takibiyle komplikasyon riskini en aza indirebilir.

Genel olarak 13.5/8.5 mmHg ve üzeri değerler hipertansiyon olarak kabul edilir. Ancak tanı, farklı zamanlarda alınan tekrarlı ölçümlere göre konur.
Çoğu zaman vermez; bu yüzden “sessiz katil” denir. İlerlediğinde baş ağrısı, baş dönmesi ve nefes darlığı görülebilir. Bu nedenle belirti beklemeden düzenli ölçüm önemlidir.
Yüksek tansiyon kardiyoloji ve dahiliye bölümlerinin ortak ilgi alanıdır. Kalp üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi için kardiyoloji takibi önerilir.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için lütfen hekiminize başvurunuz.