Kalbin normalde fark edilmeden sürdürdüğü çalışma ritmini birdenbire hissetmek, tıbbi dilde çarpıntı olarak adlandırılır. Kişi bu sırada kalbinin hızlandığını, düzensiz attığını, göğüs kafesine vurduğunu ya da bir an için durup yeniden başladığını duyumsayabilir. Çoğu zaman zararsız ve geçici olsa da çarpıntı bazen kalbin elektriksel düzenindeki bir sorunun, yani bir aritminin habercisi olabilir. Bu ayrımı yapmak, ancak kardiyolojik değerlendirmesiyle mümkündür.
Sağlıklı bir yetişkinde kalp dakikada ortalama 60 ile 100 arasında atar. Heyecan, koşu ya da merdiven çıkma gibi durumlarda bu sayının yükselmesi son derece doğaldır. Ancak dinlenme hâlindeyken başlayan, uzun süren ya da baş dönmesi, göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi belirtilerin eşlik ettiği çarpıntılarda dikkatli olmak gerekir.
Kalp çarpıntının arkasında çok farklı nedenler yatabilir. Bunların büyük bölümü kalp kaynaklı değildir; günlük yaşamın getirdiği geçici etkenlerle ortaya çıkar. Öne çıkan sebepler şunlardır:
Bu nedenlerin birbirinden ayırt edilmesi tedavinin ilk adımıdır. Özellikle çarpıntı sık tekrarlıyorsa, bir aritmi olasılığı mutlaka araştırılmalıdır.

Çarpıntı tek başına bir belirti olsa da çoğu zaman başka bulgularla birlikte gelir. Kişi kalbinin küt küt attığını, tekleme yaptığını ya da göğsünde bir kanat çırpınışı hissedebilir. Buna eşlik eden nefes darlığı, göğüste sıkışma, halsizlik, baş dönmesi ve terleme, çarpıntının değerlendirilmesi gereken bir durum olduğunu gösterir. Göz kararması ya da bayılma hissinin eklendiği çarpıntılarda ise vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir.
Birçok kişi özellikle geceleri, yatağa uzandığında çarpıntısının arttığından yakınır. Bunun birkaç açıklaması vardır: Gün içindeki uyaranlar azaldığı için kalp atışları daha net duyulur, sol tarafa yatıldığında kalp göğüs duvarına yaklaşır ve mide dolgunluğu ya da reflü kalbi uyarabilir. Bu tür çarpıntılar çoğunlukla masumdur; ancak uykudan uyandıran, düzensiz seyreden çarpıntılarda kardiyoloji değerlendirmesi önerilir.
Çarpıntı her yaştan insanda görülebilir. Gebelerde artan kan hacmi, gençlerde yoğun kafein ve stres, ileri yaştaki bireylerde ise kalp kapak ve ritim sorunları ön plandadır. Kaygı bozukluğu yaşayan kişilerde çarpıntı hem daha sık hem de daha rahatsız edici olabilir.
Çarpıntı sırasında sakin kalmak ve birkaç basit adım uygulamak çoğu zaman yardımcı olur:
Bu önlemlere rağmen çarpıntı geçmiyor, sıklaşıyor ya da şiddetleniyorsa, kendi kendine ilaç kullanmak yerine bir kardiyoloji uzmanına başvurmak gerekir.

Çarpıntıya göğüs ağrısı, bayılma, uzun süren nefes darlığı ya da düzensiz nabız eşlik ediyorsa gecikmeden değerlendirme yapılmalıdır. Bursa’da yaşayan ve çarpıntı şikâyeti tekrarlayan hastalarımız için EKG, ritim Holteri (24 saatlik kayıt), ekokardiyografi ve efor testi gibi tetkiklerle çarpıntının kaynağı net biçimde ortaya konur. Özel Çekirge Kalp ve Aritmi Hastanesi’nde aritmi konusunda deneyimli kadromuz, çarpıntının masum mu yoksa tedavi gerektiren bir ritim bozukluğu mu olduğunu ayırt eder.
Çarpıntıların çoğu zararsızdır. Ancak baş dönmesi, bayılma veya göğüs ağrısıyla birlikte gelen, sık tekrarlayan çarpıntılar bir ritim bozukluğunun işareti olabilir ve mutlaka değerlendirilmelidir.
Kalp çarpıntısı öncelikle kardiyoloji bölümünün ilgi alanıdır. Ritim bozukluğu düşünülüyorsa aritmi konusunda deneyimli kardiyologlar tarafından takip edilmesi önemlidir.
Gençlerde çarpıntı çoğunlukla kafein, stres ve uykusuzluk gibi nedenlere bağlıdır. Yine de tekrarlayan çarpıntılarda bir kez kardiyoloji muayenesinden geçmek yerinde olur.